(I) Genç kadınla erkek, alçak sesle aralarında konuşunca anladım, o tiksinen adamın ülkesinde göçmen işçi olarak çalıştıklarını. (II) Bunu adam da anladı sanıyorum; dillerini bilmesi olanaksızdı, gene de anladı, sezinledi. (III) Belki de konuşulan dilin tınısından, her dilin bilmediğimiz bir dil de olsa kulağımızda belli bir müziksel etki yaratmasından ötürü. (IV) İnce yüzünün tüm çizgilerinde bir kasılma, tiksinmenin de ötesinde, neredeyse nefrete varan bir hoşnutsuzluk seğirmesi oldu bir an, sonra yüzü kapalı, donuk bir anlama büründü yeniden. (V) Adam, konumunu hiç bozmaksızın oturmayı sürdürdü geniş, deri koltuğunda.
Yukarıdaki parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde, adamın iç dünyasına ait özelliklere yönelik bir yorum yapılmıştır?