Sanat, en temelinde bir yansıma, bir kopyadır. Eser, sanatçının ruhunda biriktirdiği, süzdüğü, yoğurduğu, yani bir anlamda dönüştürdüğü yaşanmışlıkların somutlaşmış hâlidir. Ancak bu somutlaşma süreci, eserin kendi başına biricik ve özgün bir varlık kazanmasına engel olmaz. Tam aksine, sanatçı kendi iç dünyasından süzdüklerini dışarıya aktarırken, onları evrensel bir dille yeniden şekillendirir ve böylece her izleyici, okuyucu veya dinleyici, o eserde kendine dair bir şeyler bulur. Sanat eseri bu noktada sadece sanatçının bir yansıması olmakla kalmaz, aynı zamanda her bir bireyin kendi dünyasını keşfetmesine, anlamlandırmasına yardımcı olan bir ayna işlevi görür.
Bu parçadan yola çıkarak sanat eseri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?