Paragrafta Konu - Başlık - Ana Düşünce Test 3

Soru 1

Öğrencilerin gözden kaçırdığı en önemli husus, DGS’nin daha çok bir zekâ testi mahiyetinde olduğudur. Başka bir deyişle DGS’de bilgi birikimi kadar mevcut bilgilerle problem çözebilme kabiliyeti de ölçülmektedir. Bunun en güçlü kanıtı eşit bilgi birikimine sahip öğrencilerin sonuçlarının birbirinden farklı olabilmesidir. Başarısızlığın elbette bilgi eksikliği, heyecan ve aşırı kaygı gibi pek çok sebebi vardır ama biz öncelikle zekânın kullanımındaki eksikleri gidermeliyiz. Zekâmızı pratik, kıvrak ve tam kapasite çalıştırmayı öğrenmeliyiz.

Bu parçada asıl vurgulanan aşağıdakilerden hangisidir?


Soru 2

Çevirmenin asıl görevi, çeviri yaptığı yazar hak­kında öncelikle bol miktarda bilgi toplamaktır. Çevirmen eğer bilgi toplamadan çeviri yapmaya kalkışırsa çeviri yapacağı dil ile çevireceği yazar arasında bağlantı kurmakta zorlanacaktır. Çevir­men, çevireceği yazarın nasıl giyindiğini, kimler­le dolaştığını, hangi çevrelerde yer aldığını, siya­si bakışının ne olduğunu, konuşma düzeninin rit­mini öğrenmelidir. Eğer varsa, fotoğraflarını inceledikten sonra çevirisine başlamalıdır.

Bu parçada asıl vurgulanmak istenen aşağı­dakilerden hangisidir?


Soru 3

En sağlam yenilik, eski temaları yeni duygularla işleyen yeniliktir. Başka bir ifadeyle yenilik, şiirin en eski kahramanları olan gül ve bülbülü atıp yeni ögeler bulmada değil, gülü ve bülbülü farklı anlamadadır. Sanatta ustalık, eski sazdan yeni sesler çıkarmak olduğundan, büyük sanatçıların hemen hepsi bu yolda yürümüşlerdir. Madem şimdiye dek söylenmemiş  söz kalmadı, o halde söylenmişlere yeni noktalardan yaklaşabilmek… Klasik eserlerin en belirgin özelliği işte budur.

Bu parçaya göre, klasik eserlerin en belirgin özelliği, aşağıdakilerden hangisidir?


Soru 4

İnsan, çevresindeki olayları anlamlandırmak için sürekli sorular sorar. Bu sorulara verilen cevaplar, bilimin ve düşüncenin ilerlemesini sağlar.

Bu parçanın "konusu" aşağıdakilerden hangisidir?


Soru 5

Çocukların öğrenme sürecinde oyun büyük bir önem taşır. Çünkü oyun, hem eğlendirici hem de öğretici yönüyle onların gelişiminde kalıcı izler bırakır.

Bu parçanın "ana düşüncesi" aşağıdakilerden hangisidir?


Soru 6

(I) Bir zamanlar dil bilgisi alanında herkesçe bilinen temel kelime dağarcığı yani dilin ve yazının teknik dili, şimdilerde okullarda en az öğretilen şey oldu. (II) Özne, nesne, yüklem, zarf, sıfat, görülen geçmiş zaman ve geçmiş zamanın hikâyesi dendiğinde bunlar ya yarım yamalak anlaşılıyor ya da çoğu kimseye hiçbir şey ifade etmiyor. (III) Oysaki dil bilgisi bir cümlede neyin doğru, neyin yanlış olduğunu söylerken ihtiyaç duyacağımız unsurlardır. (IV) Hiçbir millet, çocuklarının yalnızca kendi çevresinde öğrendiği konuşma dili ile yetinmez. (V) Okullarında kendi millî dilinin yapısını iyice belletir. (VI) Kısacası insan dil ile düşünüp her şeyi dil ile anlayıp anlattığı ve tasarladığından dil ve dil bilgisi, diğer bütün derslerin ve hayatta her sahadaki başarının temel unsurudur.

Bu parçada anlatılmak isteneni içeren en genel yargı numaralanmış cümlelerin hangisinde verilmiştir? 


Soru 7

Sanat, birey için bir estetik uğraş, toplum içinse bir kimlik aynasıdır. Milletler sanatlarıyla kendilerini ifade eder ve gelecek kuşaklara değerlerini aktarır.

Bu parça için en uygun "başlık" aşağıdakilerden hangisidir?


Soru 8

El yazısının titizlikle öğretildiği son kuşak, orta yaşa yaklaştı. Güzel yazı defterlerinin dar çizgilerine harfl eri taşırmadan yerleştirmek, mürekkebe bulanmış ellerimizi beyaz kâğıda değdirmeden harfl eri birbirine bağlamaya çalışmak, ince uçlu dolma kalemleri yeni birer oyuncak gibi keşfetmek zevkini, bugünün çocukları pek tadamıyor.

Bu parçada yazarın yakındığı durum aşağıdakilerden hangisidir?


Soru 9

Edebiyatımızda çevirmenleri görmezden gelmek yaygın bir davranış oldu. Fakat ben konuda eleştirmenlerle okurları aynı kefeye koymayacağım. Okurlar daha sağduyulu hareket ediyor. Okurlar, eleştirmenler gibi değili. Bunu çevirmen olarak deneyimlerimden biliyorum. Onlar, bir çevirinin, çevirmenin yapıtı olduğunu çok iyi biliyorlar. Çevirmeni, başarılı bir yazar olarak görüyorlar. Çeviriyi de özgün bir yapıt gibi okuyorlar. Doğrusu da budur zaten. Size bir örnek vereyim: Melih Cevdet Anday’ın Annabell Lee çevirisi öylesine sevilmiş ve benimsenmiştir ki yazarının Edgar Allen Poe olduğu unutulmuştur bile.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?


Soru 10

Edebiyatın kimi başyapıtlarının ardında bir editörün var olduğu, okurların aklına gelmez bile. Elbette son derece anlaşılır bir algıdır bu. Zira o yetkinlikteki eserlerde yazarın gücü, dünyası esere öyle bir sızmış, öyle bütünsel bir etkiye sahiptir ki okur, yaşadığı güçlü tecrübede bir aracının rolü, makası, önerisi yahut tavsiyesi olduğu düşüncesine hiç de sıcak bakmaz. Bu durumda, en iyi kurgu editörü, görünmeyen, varlığını belli etmeyen, eserin bir parçası olacak kadar içine sinmiş editördür denebilir tabii ki.

Bu parçaya en uygun "başlık" aşağıdakilerden hangisidir? 


Soru 11

Ev işleri yapılırken kullanılan temizlik malzemelerinin içeriklerindeki kimyasal maddelerin her ne kadar ayrı ayrı test edilseler de birbirleriyle karıştıklarında nasıl bir etki yarattıkları ve ne kadar tehlikeli olabilecekleri bilinmiyor. Üstelik bu tür ürünlerin güzel kokmasını sağlayan etken maddeler havadaki ozonla tepkimeye girerek kanserojen etkiler oluşturabiliyor. Bu nedenle uzmanlar temizlik sırasında ağırlıklı olarak sirke, soda ve limon gibi gündelik yaşamımızda yeri olan “yenilebilir” malzemelerin kullanılmasını ve temizlikten sonra pencerelerin açılarak evlerin havalandırılmasını öneriyor.

I. “Yenilebilir” malzemelerin kullanılması, bu ürünlerin kullanım alanını yaygınlaştıracaktır.
II. İnsan sağlığına olumsuz etkileri bazı önlemlerle en aza indirilebilir.
III. İçerdiği maddelerin neler olduğu tam olarak bilinmemektedir.

Bu parçadan temizlik maddeleriyle ilgili olarak yukarıda verilenlerden hangilerine ulaşılabilir?


Soru 12

Bütün edebiyat yapıtları okurlar için yazılır. Ancak okurun satın alması düşünülerek yazılmış bir edebiyat yapıtı olamaz. Yazarın görevi yazmaktır. Yapıtın değerini keşfetmek ya da fark edememek de toplumun bileceği bir iştir. Çok okunduğu için değerli sayılmış kötü bir yapıt ya da okunmadığı için değersiz bulunmuş iyi bir yapıt yoktur edebiyatımızda. Kısacası nitelikli eserler her durumda kalıcılığı ve ilgiyi yakalayacaktır.

Bu parçada vurgulanan düşünce aşağıdakilerden hangisidir?