Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük, terim değildir?
Üzülerek söylüyorum, ülke olarak kitap okuma alışkanlığımız çok zayıf düzeyde. Dolayısıyla bu kadar az kitap okunan bir ülkede, farklı ve eleştirel düşünme (I), sorgulama, muhakeme ve değerlendirme becerilerimiz de istenen düzeyde olamıyor. Bu sebeple kitap okuma alışkanlığı (II) kazanabilmek, düşünen bir insan olabilmek için çok önemli. Bir baba olarak derslerinden daha çok dikkat ettiğim (III) şey, çocuklarımın kitap okuma alışkanlığı (IV) kazanması. (V)
Bu parçada numaralanmış yerlerin hangisinde "gerçek anlamının dışında" kullanılan bir sözcüğe yer verilmiştir?
Depremde birçok binanın çökmesine I rağmen gerekli önlemler alınmadığı için tehlike devam ediyor. Dört saatlik bir yolculuğun ardından çok yorulduğu için söğüt ağacının altına çöküp II bir süre dinlendi. Karısı öldükten sonra iyice çöken III adam, elinden hiçbir iş gelmediği için parasız da kalmıştı. Yalnızlık kaygısı içine iyice çökünce IV memleketine yerleşmek istemiş ama bu amacına ulaşamamıştı. Doğu Karadeniz'de aşırı yağışlar nedeniyle kara yollarında çökme V ve bozulmalar daha sık görülmektedir.
"Çökmek" sözcüğü numaralanmış cümlelerin hangilerinde mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
Tarihsel açıdan Mısır mitleri, antik Mısır Devleti ile toplumunda etkili ve bütünleyici bir öge olmuştur. Bunlar tanrı ve tanrıçalar üzerine fosilleşmiş bir dizi anı olmaktan oldukça uzak eserlerdir. Evrenin kökeni, yasal veraset kavramı ve Güneş'in geceleri yaptığı yolculuk ile ilgili eserler; antik Mısır halkının düşünceleri, yaşam boyunca deneyimlenen koşullar ile güçlükler karşısındaki ümitleri, korkuları yansıtmaktadır.
Bu parçadaki sözcüklerle ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
Moğollarda doğanın ruhu ve olağanüstü (alışılmışın dışında) (I) güçleri olduğu düşünülürdü. Bu, onlar için temel bir inançtı. Türk mitolojisinde de doğanın özel (dikkate değer) (II) bir yere sahip olduğunun üstünkörü (inceliklere inmeyen) (III) bir araştırmayla ortaya konabileceği (keşfedilebileceği) (IV) kanaatindeyim. Ayrıca falcılık, büyücülük ve hekimlik; çoğu millette olduğu gibi Türk ve Moğol topluluklarında da iç içedir (birbirinden ayrılamaz durumdadır) (V).
Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez () içinde verilen açıklamayla uyuşmamaktadır?
Uzun yıllar boyunca insanlar dokunarak (ellerini kullanarak) (I) bilgisayarlarla ve makinelerle etkileşim kurdu. Ancak bu tür bir etkileşim sınırlı (belli imkânların dışına çıkmayan) (II) bir kapasiteye sahipti. Yıllar içerisinde "insan-bilgisayar" ve "insan-makine" etkileşimlerini daha sezgisel (hislere dayalı) (III) hâle getirmek amacıyla konuşma, mimik ve hareket gibi diğer iletişim yöntemlerini (yollarını) (IV) kullanabilecek teknolojiler geliştirmek için pek çok girişimde bulunuldu. Sonuç olarak ses ya da hareketle bilgisayar ve makinelere komutlar vermek (yol göstermek) (V) ve onları kullanabilmek günümüz teknolojileri ile mümkün hale geldi.
Bu parçada numaralanmış sözlerden hangisinin anlamı parantez () içindeki açıklamayla örtüşmemektedir?
Her suale cevap vermek kolay olmuyor. Bir kere bazı kimseler çok çetin sualler soruyorlar, onların içinden çıkmaya benim bilgim kâfi gelmiyor. Bazı kimseler de serçe gibidir, akılları hep darıdadır. Gönül meselelerinin hallini benden istiyorlar. Gönül meselesini de ne yazık ki bilgi ile halletmek her zaman mümkün değildir. Onun için dikkat ederseniz erbabı, bu gibi hâllerde daha çok kahve falına, el falına başvururlar.
Bu parçadaki sözlerle ilgili aşağıda verilenlerden hangisi yanlıştır?
"Mağaranın ağzı, bir insanın giremeyeceği kadar dardı." Bu cümlede "ağız" kelimesi anlam genişlemesi yoluyla yan anlam kazanmıştır.
Aşağıdaki cümlelerde altı çizili sözcüklerin hangisinde buna benzer bir kullanım yoktur?
Yönetmen, bir oyuncuya kostümünü değiştirip sahneye çıkmasını emreder. (I) Böylece demin mor giysileri içinde kralı oynayan, az sonra paçavralar içinde bir köleciği oynar. (II) Her şey bir gölgeden ibarettir ama bu masalı oynamanın başka yolu yoktur, der Erasmus. (III) Ve insan yaşamının bütün zıtlıklarını birkaç cümleyle özetleyiverir. (IV) İnsan kendi yolunu çizme iradesi göstermezse ipleri başkaları tarafından uyumlu uyumsuz çekiştirilip duran bir kukla gibi oradan oraya savrulur. (V)
Bu parçada numaralanmış cümlelerin hangisinde bir sözcük olumsuzuyla birlikte kullanılmıştır?
Aşağıdaki dizelerle ilgili parantez içinde verilen açıklamalardan hangisi yanlıştır?
Atmosferden yılda en az bir milyar ton karbondioksit uzaklaştırmayı garanti eden (I) sistemi bulana (II) 25 milyon dolar ödül sözü veren İngiliz girişimci Richard Branson'ın bu konudaki araştırmalara hareket (III) kattığı bir gerçek. Şu anda oldukça gündemde olan "karbon yakalama ve depolama" yaklaşımı (IV), daha çok, büyük sanayi (V) tesislerinden karbondioksit salımını azaltmak üzerine kurulu.
Bu parçada numaralanmış sözcüklerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
İnsanın hakikati arayışı bir ömür sürer ve katettiği her bir aşama onu bir üst mertebeye taşır. Bu arayış, bir taraftan insanı olgunlaştırıp kâmil insan kıvamına getirirken diğer taraftan pek çok sınanmayla karşılaşır insanoğlu. Mevlana işte bu yolculuğu çok veciz şekilde "Hamdım, piştim, yandım" ifadesiyle anlatır.
Mevlana'nın bu parçada geçen altı çizili sözündeki anlam özelliği aşağıdakilerin hangisinde açıklanmıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde abartma yapılmıştır?
Yıllardır bu meslekteyim, ne öğrenciler geçti bu sıralardan. Hepsi birbirinden kıymetli gözümüzde ancak öyle öğrencilerimiz vardı ki şimdiki öğrenciler (---) Unutulmasın ki kişilerin değerini belirleyen yine kişilerin kendisidir.
Bu parçada boş bırakılan yere anlam akışına göre aşağıdaki deyimlerden hangisi getirilmelidir?
İstanbullu olmanın bir imtiyaz olduğu dönemde, İkinci Meşrutiyet yıllarında, Boğaziçi kıyılarındaki Çengelköy'de Semiha Cenap, 1910'da dünyaya geldi. Mütevazı bir memurun çocuğuydu. Babası Ziya Bey ve annesi Fatma Saime Hanım, eğitimli kişilerdi. Semiha Cenap resim sanatında yetenekliydi. Bu yetenek irsî olacak ki ailenin üyeleri ve yakın akrabaları içinde resim sanatında adını duyurmuş devlet adamları, geleceğin meşhur tıp profesörü Kemal Cenap (Berksoy) gibileri de vardı.
Bu parçadaki altı çizili sözcüklerin yerine aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilirse anlamda bozulma ya da değişme olmaz?
Aşağıdaki dizelerin hangisinde insana özgü bir nitelik doğaya aktarılarak kişileştirme yapılmıştır?
"Kızmak" sözcüğü aşağıdaki cümlelerin hangisinde mecaz anlamıyla kullanılmıştır?
Osmanlının son dönem bürokratları arasında koltuk kapma mücadelesi halk tarafından açıkça görülüyordu.
Bu cümledeki altı çizili sözde görülen söyleyiş özelliği aşağıdakilerin hangisinde vardır?
I. Dinleyiciler meydan yerini hınca hınç doldurmuştu. II. Her kafadan bir ses çıkıyor, bekleyiş arttıkça kalabalıktaki uğultu da artıyordu. III. Neden sonra konuşmacı, iriyarı gövdesiyle kürsüde göründü. IV. Cüssesine yaraşır bir ses tonuyla gürledi: Sevgili vatandaşlarım! V. Yalnızca bu hitap, kalabalığın dalgalanmasına yetmişti.
Yukarıda numaralandırılmış cümlelerin hangi ikisinde "doğaya özgü niteliklerin insana aktarılması" söz konusu değildir?
Bir sözün hem gerçek hem de mecaz anlamını düşündürecek biçimde kullanılmasına kinaye denir.
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu açıklamaya uygun bir kullanım vardır?
Üye girişi yapan kullanıcılar, çözdüğü testleri, cevap kağıtlarını, detaylı istatistikleri görebilirler.